Duvar Problemi Tarihi – Another Brick In The Wall

Belki Bilkent’in tarihi kadar olmasa da, en az Doğa Sporları Topluluğunun tarihi kadar eskidir Bilkent’e bir Yapay Tırmanma Duvarı yapılması isteği. Aslında baktığımızda bu bir doğa sporcusu - dağcı - kaya tırmanışçısı, adına ne derseniz deyin, için çok normal bir istektir. Çünkü nasıl bir tenisçinin kortlarda antrenman yapmak istemesi veya futbolla ilgilenen birisinin, her hafta kendisini halı sahanın yapay çimlerinde kaybetmek istemesi doğal bir şeyse, bir tırmanışçının da yapay duvarda tırmanmak istemesi o kadar doğaldır. Ayrıca Bilkent’deki halı saha ve tenis kortlarının sayısına bakınca 1 (yazıyla Bir:) tane tırmanış duvarı insanın gözüne o kadar da imkânsız bir istek gibi gelmemekte. Neyse “Neden Tırmanış Duvarı” başka bir yazının konusu.

Gelelim bu yazının konusuna, eminim kulüp kuruldu kurulalı birçok abimiz ve ablamız yapay tırmanış duvarı için talep de bulunmuşlardır ama benim bildiğim kadarıyla ilk teşebbüs eski üyelerimizden Tunç Fındık (Elit 93) tarafından, yeni spor salonu proje aşamasındayken yapılmıştır. Hatta spor salonu proje aşamasında olduğundan bu projeye indoor ve outdoor olmak üzere iki adet tırmanış duvarı eklenmiştir. Fakat daha sonra bütçe sıkıntısından bunlar projeden çıkarılmıştır.

Daha sonraki deneme, eski başkanlardan Ata Özgün (Econ 04) önderliğinde 2001 senesinde, eski spor salonu için yapılmıştır. DOST bünyesinde yapılan ilk organize ve umut vadeden girişimdir. Çünkü Türkiye de üniversitelerde yapay tırmanış duvarı yapılmaya bu senelerde başlanmıştır. Fiyat alınmış, gerekli kişilerle konuşulmuş lakin duvar yaptırılamamıştır. Zira önemli ekonomik krizlerden biri bu sene olmuştur.

Ata’dan sonra gelen başkanımız Özgün Balaban (EE v.s. IAED) döneminde de birçok girişim olmuştur. Kendinin adı, bir önceki başkanımızın soyadıyla aynı olması dışında talihi de aynı olur, onun döneminde de duvar yapılmaz.

Daha sonra DOST’un başkanlığına ben geldim ve artık Bilkent’e bir duvar yaptırabileceğimizden çok emindim. Çünkü öncelikle Özgün ve Ata ile herhangi bir isim benzerliğim yoktu:) artık 2000 lerin ortasına gelmiştik, okulumuz en yakın ekonomik krizin yaralarını epey sarmıştı ve en önemlisi Türkiye’de birçok üniversite bünyelerine yapay duvar kazandırmıştı. Zaten o zamana kadar yapay tırmanış duvarı isteği her seneki kulüp takviminde yerini almıştı.

Benim başkanlığımda ilk ciddi teşebbüsümüz bir arkadaşımız sayesinde oldu. Türkiye de satış grafiği yüksek bir içecek markasında tanıdıkları vardı. Bu sefer başka bir taktik uygulayacaktık, madem okul bize duvar yapmıyordu bizde yaptıracak birilerini bulmalıydık. Taktiğimiz may-fest’in büyük bir organizasyon olması ve bu süre zarfında binlerce kişinin alanda olması idi. Kule şeklinde, üzerinde bol reklama izin veren outdoor bir duvar projesi geliştirdik. Gerekli mercilerle konuştuk, insanları ikna ettik fakat Bilkent’in sposorlar tarafından kalıcı bir yapı yapmasına izin vermediğini öğrendik. Cevap netti, “Böyle bir yapı yapılacaksa bunu Bilkent kendisi yapar.”

Okulda konuştuğumuz bütün merciler; konsey, spor merkezi, kısacası herkes duruma olumlu yaklaşıyordu. Fakat bir yerde yanlışlık yapıyorduk, artık çıtayı yükseltmenin vakti gelmişti. Seneler 2006 yı gösterdiğinde biraz daha profesyonel bir rapor hazırlamaya karar verdik. Eski spor salonunun fotoğraflarını çekip biri idare eder biri çok güzel iki proje hazırlattık. Yaklaşık 60 sayfalık; tırmanış ve kulüp tarihi, yapay tırmanış duvarı neden gerekli içerikli bir rapor hazırladık. Artık bunu en tepeye sunmanın vakti gelmişti. Dönemin rektöründen randevu alıp, takım elbiselerimi giyip, sinekkaydı tıraşımla kendisiyle görüşmeye gittim. Kendisi duruma oldukça ilgili ve olumlu yaklaştı ve bu projenin Bilkent’in proje listesine gireceğine söz verdi. Fakat yapılacak projelere bir kurul karar veriyordu ve sadece ne zaman yapılacağı belli değildi.

Durum oldukça umut vaat ediyordu, her şeyden öte o yaz eski spor salonu tadilat dan geçecekti. Zaten heryer y ıkılıp-yapılacaktı, köşeye bir duvar eklense n’olucaktı ki:) Bu günden sonra idari birimlerden birçok kişiyle konuştum, her şey iyiye giderken yapı işleri başkanlığından birinin olumsuz oyundan dolayı proje ertelendi…

Benim başkanlığımdan sonra gelen başkanlar da talep de bulundular fakat hala bir tırmanış duvarımız yok.

2000’lerden bahsederken şimdi zaman olmuş 2013. Devlet üniversitelerinin çoğunda, özel üniversitelerinin neredeyse hepsinde, çoğu spor kulübünde, hatta bazı Anadolu ilçelerinde bile tırmanış duvarı varken Bilkent de olmaması ayıp. Dünya literatürüne Kıbrıs, Kaşmir, Kore sorunları gibi kendine yer edinmiş bu sorunu umarım yakında çözeriz.